Kayıtlar

‘Nasılsın?’: Verilebilecek Yanıtlar İçin Mutsuz Bir Şarkı Seçkisi ve İyimser Olmayan Umut Üzerine Notlar

17 Eylül 2024'te Terrabayt 'ta yayımlandı, bkz.: https://terrabayt.com/dusunce/nasilsin-verilebilecek-yanitlar-icin-mutsuz-bir-sarki-seckisi-ve-iyimser-olmayan-umut-uzerine-notlar/

İnsanın Bir Dakikası Üzerine Düşünmek

"Yeryüzünde yılın tüm mevsimlerinin, günün tüm saatleriyle gecenin ve bütün iklimlerin aynı anda, hep birlikte var olduklarını hepimiz bilsek de genellikle bunun üzerine düşünmeyiz." Stanislaw Lem, İnsanın Bir Dakikası, Alfa Yayınları, 2020, Çev. Saliha Nilüfer, s. 13

Anlatılan ve Anlattığın Senin Kimliğindir! Paylaşılan Anlatılar ve Sosyal Kimlik Arasındaki İlişkiler Üzerine Düşünceler

Resim
Anlatı ve kimlik arasında bir köprü kurulabilir mi? Kimliğin söylemsel inşasında anlatının payı var mıdır? Kolektif kimliğin grup tarihi ve buna bağlı olan paylaşılan anlatıya dayalı şekillendiği savunulabilir mi? McAdams, Josselson ve Lieblich’in (2006, s. 3) provakatif denebilecek iddiası (eğer bir anlatı psikoloğu olsaydı), William James’in (1890) , 100 yılı aşkın süre önce benlik üzerine kilometre taşı olan bölümü yazdığında “I” ile “me” arasındaki ünlü ayrımını, “anlatıcı-benlik” ve “anlatılan-benlik” olarak kavramsallaştıracağıdır. Mevcut yazıda, bu yakıştırma ve atıftan temel alarak, öncelikle anlatı nosyonunun (sosyal) psikoloji sahasındaki izlerine değinilecektir. Ardından, anlatının, sosyal psikoloji literatüründe post-pozitivistik bir epistemolojik temele oturan gruplar arası ilişkiler kuramları için sunabileceği katkılara bir başlık açılacaktır. Son olarak ise, bir örnek olarak Alevi toplumsal grubunu dolayımında anlatı-kimlik ilişkisi üzerine çıkarsama ve kritikler yapı...

Kimliğin Sosyalliğinden İçeri Hâl-i Pürmelâlimiz: Yakın Dönem Üç Vaka Üzerinden Kimlik Okumaları

Resim
İnsan deneyim ve davranışına doğrudan yahut dolaylı temas eden diğer/komşu sosyal ve beşerî bilim dallarına kıyasla, sosyal psikoloji disiplininin deneysel yöntemden hermenötik çözümlemelere bir metodoloji deposu olma vasfı (bkz. Bilgin, 1995; Breakwell, 2004) incelediği konuların genişliği ve çeşitliliğinin doğal bir sonucu olarak anlaşılabilir gözükmektedir. Yanı sıra, kuramsal-kavramsal zenginliği (bkz. Bilgin, 2007; Gawronski ve Bodenhausen, 2018; Kruglanski ve Stroebe, 2012) ile bir potada eritildiğinde “kuram ve metodoloji deposu” yakıştırması bu disipline uygun bir niteleme olacaktır. Nicel, nitel ve karma yöntemsel tasarımda gerçekleştirilmiş araştırmalarla bezeli bu kuram ve metodoloji deposu, sözgelimi, edebiyat ve tarih gibi alanlarla ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda, çeşitli arayış ve girişimler olduğunu vurgulamak bir yana (örn. Contarello, 2008; Kuşdil, 2008) , cılız denebilecek bir etkileşim içindedir. Ki bu da disiplinlerarasılığın hakkının ne denli teslim edildi...

Akustikte Aşırı Acıklı Şarkılar Kolajı

Bir kolaj hazırladım. Farklı müzisyen-sanatçılardan damıttığım bir 'aşırı acıklı parçalar bütünlüğü'. (10 ayrı kayıt, 9 sanatçı/gruptan 11 parça.) Ahmet Aslan, Ahmet Kaya, bANDİSTA, Can Ozan, Cem Karaca, Duman/Kaan Tangöze, Manuş Baba, Peyk-Yasin Soyöz, Yavuz Çetin. Seçtiğim görsel, Charlie Kaufman'ın I'm Thinking of Ending Things filminden karaktere yapılmış bir illüstrasyon. Bende bıraktığı etkiyle ve filmin aurasından esinle, görsel, bu kolaja bir yakıştırmadan ibaret. Kayıtları mini efekt oyunlarıyla kurcaladım, yer yer. Yine, özellikle dip sorununu çözeyim isteyince (tabii ki çözülmüyor temelli) ses çıkışı etkilendi bundan. Profesyonel kayıtlara kıyasla bir bakıma kulaklıkla dinlemeye mecbur bırakıyor insanı. Ve ama, kayıtlardaki bu kırçıllı ve tiftikli hâl (diyelim...), kolajı bir parça daha acıklı kılıyor sanki. İşin çeşnisi bunlar. Zaten gam, kasavet, kedere kimyon, dere otu ve sumaklı çeşniler iyi gidiyor. Ben yanında haydari de tercih ediyorum.  seste çata...

On dört bin yıl gezdim, pervanelikte.

Bir  deyiş  defteri açmak istedim. Bu parçalar, epeydir heybemde, akustikte haşır neşir olduklarım denebilir. İlki, Aşık Sıdkı Baba'nın Ali Ekber Çiçek bestesiyle meşhur deyişinin akustik gitarla icra denemesi,  Haydar Haydar . İkincisi, Aşık Veysel icrasından mülhem,  Kara Toprak . Üçüncüsü, Ali Ekber Çiçek icrasından mülhem Sadık Doğanay eseri,  Vay Dünya . Dört ve sonuncusu, Kul Nesimi'ye ait deyişin (icrası çok, zannediyorum Can Gox, Kemal Dinç, Tanju Okan gibi isimlerden esin ve ilhamla) akustik gitarla icra denemesi,  Haydar Haydar . Deyişlere akustik gitarla kimi kompozisyonlar getirmeye çabaladım; kayıtları ise yine mini efekt oyunları ile kurcaladım. seste çatallaşmalar. · On dört bin yıl gezdim pervanelikte.

Konuşma. BiraiçmezağlardınişanalırdısesgelmiyorkühemdersinibilmiyBENOLSAMUTANIRIMamankendiniasmışsizdeniyiolmasınçokcanımSIKILIYORkuş?

Ülkü Tamer'in Konuşma isimli şiirini parçalama girişimi olarak okunabilir. Şiirin, Onur Ünlü filmi olan Güneşin Oğlu'ndaki, Haluk Bilginer okuması farklı hislere sürükleyicidir. Parça üzerine uzun bir mesai harcamadım. Kayıt aldığım esnada balkon kapısının açık olmasıyla kayda eşlik eden dış mekan sesleri ilk defa bu denli hoşuma gidiyor! Kayıt üzerinde mini efekt oyunları yaptım, kimi noktalarda. seste çatallaşmalar. · Konuşma (çok canım SIKILIYOR!)