Salgın Gündemine Notlar #2 • Kimlik bize ne söyler, bu zamanlarda?

Kimlik nosyonu, çoğu akademisyene göre, deneyim ve edimleriyle insanı anlamakta anahtar bir rolde, hem (sosyal) psikoloji hem sosyal teori/bilimler içinde. Benliğimizi bireysel, sosyal ve daha geniş ölçekler  (örn., insan olmak) olmak üzere sınıflandırıyoruz. Yani, farklı sınıflandırma düzeylerinde pek çok kimlik unsuruyla teneffüs ediyoruz bu hayatı.

Çin'deki, İtalya'daki, ABD'deki durum ne; "biz"deki durum ne? Yaşlılar vs. Gençler. Evde kalabilenler vs. kalamayanlar. Sanırım, bu, ülke, yaş ve görece yeni gibi görünen ve fakat sınıfsal içerimleri pekala ortada olan evde kalabilmeye/kalamamaya göre şekillenen sınıflandırmalar (Mart 2020'yi başlangıç tayin edersek) en çok başvurduklarımız veya karşılaştıklarımız denebilir. Kendimizi de diğerlerini de kategorize ediyor ve sosyal karşılaştırmalara tabi tutuyoruz. Bu sayede (ya da bu yüzden) edindiğindiğimiz, inşa ettiğimiz yahut sürdürdüğümüz kimlikler bize bir sosyal gerçeklik vazediyor ki bu gerçeklik kendinden menkul değil, pekala hem onlara kapılıyoruz hem de şekillendiriyoruz onları. Sözgelimi, sosyo-motivasyonel bir mercekle, özsaygı, süreklilik, etkililik, aidiyet, ayırt edilme ve anlamlılık motivasyonları bu kimliklerin beraberinde getirdiği veya arka planında işleyen -diyelim- motivasyonel ilkeler olarak bizleri etkiliyor. Örneğin, sahip olduğumuz/inşa ettiğimiz bir kimlik unsuru bizi hayatta etkili, kendine yeter ve güçlü kılarken, diğeri bu zamanlarda bize/hayatımıza anlam katıyor veya olumsuz bir benlik imajına sürüklüyor bizi. Yahut bunların tam tersi. Birer örnek bunlar.

Sosyal psikolojiye bir yaklaşım olarak sosyal kimlik ve gruplar arası ilişkiler perspektifi (bkz., http://bit.ly/2Y8RylE), salgın gündemini anlamlandırmak için güçlü bir zemin. Together Apart: The Psychology Of COVID-19 kitabında Jetten ve diğerleri bu yaklaşımın birikimini aktüel gündeme göre açımlıyorlar, bkz.: https://bit.ly/3fiXT6O